YİTİK ÖZNE
Gönüllü terkedişlere
Ve yaralayan terkedilişlere
........................................................................................
Eldeğmemiş kalemlerin susturulduğu yerde başlar
Zifiri karanlıklara mahkum edilmiş baharlar
Bestelenmeyi beklerken, namesi yitik şarkılar
Siyah mürekkebin üzgün tazeliğinden, ne hikayeler damlar
Kağıtlar küskün şimdi, haber kipine aşina zarflar mühürsüz
Dört mevsimin beslediği topraklar viran,bahçeler gülsüz
Yetim kaldı mektuplar, postacının taşıdığı müjdeler öksüz
İfadeler yavan, bir nefeste kurulan cümleler virgülsüz
Ey ünlem! fısıltı makamında sesin, istediğin kadar bağır
Belki sana fazla bu yük, taşıyamıyacağın kadar ağır
Bari şefkatli bir ünlem bulda, imdada çağır
Bilirsin bazen sessizlik, ruhu divane eder, kulağı sağır
Kimin boynunda, ıslak gözlerde şaklayan kamçıların vebali
Sözlerin sustuğu yerde, hangi paragraf severki zevali
Mavi yolculuk yorgunu bir gemidir teselli, beklerken visali
Nadan bir esintinin başını döndürdüğü rüzgargülü misali
En göçebe zamanımdaki son arzum, ilk hayalime cefa
Gece hüznü yoğururken, gündüzün mayasını tutar sefa
Mahcub bir pazartesi gibi, avuçlarıma saklanırsa vefa
Hiç bir mısradan şikayet etmem, itirazım olmaz bu defa
Kır çiçekleri nerdeler, solmuş kainatın rengi
Yağlı urganları soluyor, intihar siyahı bir yenilgi
Evsiz kuşlara denk, kimliksiz muhacir ne bilsin ahengi
Gizli özne ifşaya talip, kırıldı zamirlerin mihengi
Kanattığı parmaklardan af dilemeyen gül dalı
Vezinsiz hayatlar divanının, celbiyle tasalı
Aranılan kafiyeler, kendini dikenlere astı asalı
Kırıklara düçar yürek, tadilat nedeniyle kapalı
Vadesi dolunca cesaretin, sefere çıkar yazma tutkusu
Tenha rüyalara hazırlanan , kurgusuz öykülerin kaçar uykusu
İsterse çekip gitsin, temmuzda sararan yaprakların kokusu
Harfleri sökülsün alfabenin,kalbe otursun şiirsizliğin korkusu
Soru işaretlerinin noktasına göz koyan bilmeceler
Cevapsız tekliflerin, bıktıran beklentisini heceler
Mücrim bezirganlarda satılan pespaye düşünceler
Çaresiz, terkedilmiş duygular rıhtımında geceler
Her fecr atılışında, tesbihlere dolanan bulutların sarığı
Burçak tarlasındaki kıyam izlerinin, görgü tanığı
Kimse bilmiyormu, ölçüsüz hecelerde gizlenen sanığı
Kıblesiz saatleri kim kuruyor, kim yırtıyor karanlığı
Yerim yok benim cümle başlarında, ben yitik özneyim
Sürmeli rüzgarların, üflemeye can attığı bir neyim
Önem arzedilen sözcüklerin, altındaki çizgileri ne bileyim
Eskiyen kelimelerin , medcezirli sularından çekilmekteyim
Başımı yaslayacak duvarlarım bile yok benim; araftayım
Issız bir kasabanın, bilinmeyen vadisinin yamacındayım
Belli değil doğum tarihim, bilmem kaç yaşındayım
İhtarcı vazgeçişler kıskacında, gitmekle kalmak arasındayım
Hep sona kalan noktaların serzenşidir yaşamdaki payım
Sessiz Şair
Yerim yok benim cümle başlarında, ben yitik özneyim
YanıtlaSilSürmeli rüzgarların, üflemeye can attığı bir neyim
Önem arzedilen sözcüklerin, altındaki çizgileri ne bileyim
Eskiyen kelimelerin , medcezirli sularından çekilmekteyim
taze ilhamlar kokuyor şiirin
yüreğine kalemıne sağlık can sesssiz şair